Zarafetin kendisi

modeller 29 Tem 2015
0 YORUM
0 BEĞENİ

Tina Christa Sezer, 90’lı yıllarda kurduğu Tina Jewellery markasına adeta aşkla bağlı. Aradan geçen yıllar bu tutkusundan hiçbir şey kaybettirmemiş. Her sabah güne erkenden başlayıp, işinin başına geçmek için aynı heyecanla yola çıkıyor. MB Magazin editörleri de kendisiyle bir röportaj yapmak için Kemer Country’de buluşuyor ve bu yolculuğa Mercedes-Maybach S 500’le eşlik ediyor.

_HMA4148

Uzun yıllardır Tina Christa Sezer’in şoförlüğünü yapan Fatih Çelik karşılıyor bizi. Fatih Çelik’ten Tina C. Sezer’in günlük programını öğreniyoruz. Yakın zamanda gerçekleştirecekleri bir mücevher sergisinin hazırlıkları için önce Nuruosmaniye’deki mağazasında kızı Esra Moreno ile buluşacak. Akşamsa yine sergiyle ilgili bir toplantı için Four Seasons Bosphorus Otel’de olacak. “Fırsat bulursa gün içinde belki dışarı da çıkar.” diyor Fatih Çelik. Bu küçük detaydan Tina C. Sezer’in işine yaklaşımını daha iyi anlıyoruz. Kafasında bir şey varken hedefine ulaşana kadar dur-mayan insanlardan kendisi.

_HMA4592

<strong>Tina Jewellery Mitolojisi </strong>
Tina C. Sezer Mercedes-Maybach S 500’ün geniş arka koltuğunda yerini alır almaz, Fatih Çelik de hızla direksiyona geçiyor. Keyifle başladığı güne aynı keyfi yaşatan sohbetiyle devam eden Tina C. Sezer ve Fatih Çelik arasındaki konuşma, bir noktada bizim şifrelerini çözmemiz gereken bir hal alıyor. Yıllardır birlikte geçirdikleri zamanın getirdiği özel bir bağ oluşmuş aralarında. Sohbet bir anda eski zanaatkâr ustalardan, Tina C. Sezer’in ilk mağazasını açtığı yıllara uzanıyor. Açıkçası Istanbul’un yakın tarihi üzerine bir derleme yapılsa Tina Hanım’dan öğrenecek çok şey olduğunu söyleyebiliriz. Nuruosmaniye’ye kadar yaptığımız kısa yolculuğu Tina C. Sezer’e hayran olarak sonlandırıyoruz. Fatih Çelik bu durumu; “Sadece siz değil, Tina Hanım’ı tanıyan herkes ondan etkilenir” diyerek açıklıyor.

<strong>İstanbul’un sırrı </strong>
Fatih Çelik, Mercedes-Maybach S 500’ü tekrar mağazanın kapısına getirdiğinde Tina C. Sezer’in enerjisine bir kez daha şahit oluyoruz. “Haydi, dışarıda bir kahve içelim” diyerek tekrar yola çıkarıyor bizi. S 500’ün geniş arka kabininde çalışmaya devam edeceğini tahmin edemiyoruz elbette. Tina C. Sezer Lup’u gözüne taktığı anda anlıyoruz ki onun için işi yaşamı olmuş. Belli ki bu yüzden kızı Esra Moreno kendisiyle çalışmak istediğinde, önce Almanya’da Gemoloji (Değerli Taş Bilimi) eğitimi almasını istemiş. Yaptığı şeyin en iyisi olmak onun için çok önemli.

_HMA4249

Fatih Çelik S 500’ün fren pedalına dokunup, kendi deyimiyle bu konforlu “karayolu uçağını” durdurduğunda Four Seasons Sultanahmet’e geliyoruz. Tina C. Sezer, “Buranın terasında harika bir Ayasofya manzarası vardır.” diyerek iniyor araçtan. Gerçekten yukarıda bizi bekleyen manzarayı gördüğümüzde bir an nefesimiz kesiliyor. Adeta Ayasofya’nın gök kubbeyle yarışan kubbesine dokunacak gibiyiz.

_HMA4231

Esra Moreno; “Annemin İstanbul sevgisi bir başkadır. Neredeyse babama olan aşkıyla yarışır.” diyerek gülümsüyor. Tina C. Sezer’in 1960’ların sonunda Almanya’da tanıştığı eşinin ardından Türkiye’ye geldiğini, İstanbul’u gördükten sonra tek isteğinin eşi Utku Bey’le bu şehirde yaşamak olduğunu öğreniyoruz. Bu tutku dolu hikâyeyi dinleyince Esra Moreno’ya hak veriyoruz. Ama Tina C. Sezer’in bu isteğinden fazlasını başardığı da kesin. Eşiyle ve çok değer verdiği ailesiyle birlikte İstanbul’da bir yaşam kurmakla kalmamış; bu coğrafyanın en eski zanaatlarından biri olan mücevhercilikte bir duayen olmayı da başarmış. “İlk mağazamı açtığımda çarşı esnafının başarısız olacağıma dair sözlerini hatırlıyorum” diyor Tina C. Sezer, geçmişe doğru müstehzi bir gülümsemeyle… Bu keyifli sohbet sürerken yabancı bir çift geliyor yanımıza. Öğreniyoruz ki bu Teksaslı çift, Tina C. Sezer’in müşterisi. Tina Jewellery’nin ünü Türkiye sınırlarını aşmış. Yurt dışı temsilcilik taleplerini reddetmesine rağmen markanın tasarımları dünyaca ünlü isimlerin ilgisini çekiyor. Tina Christa Sezer “Bu İstanbul’un sırrı.” diyor.

<strong>İşte o Tanım…</strong>
Mercedes-Maybach S 500, Fatih Çelik’in kontrolünde, Çırağan Caddesi’nde ilerliyor bu kez. Kendi otomobili de bir Mercedes-Benz olan Tina Christa Sezer, Fatih Çelik’e takılmadan edemiyor: “Ne dersin Fatih, bizimkinden daha mı iyi?” Bu fırsatı kaçırmayan Fatih Çelik, S 500’ün 4,7 litrelik çift turbo beslemeli V8 motorun-dan, 9G-TRONIC otomatik şanzıman özelliklerinden bahsetmeye başlıyor.

_HMA4789

Tina C. Sezer ise ön camın sağındaki Carl Benz imzasına dikkat çekiyor ve ekliyor; “Kendisi Mercedes-Benz markasındaki Benz şirketinin kurucusu, Alman bir makine mühendisidir.” Tina C. Sezer’in bilge ve detaylara önem veren yaklaşımının yaşamının her anına yayıldığının bir kanıtı oluyor bu sözler. Bu esnada S 500’ün kendinden emin, vakur ve göz alıcı sadeliğinin Tina C. Sezer’in duruşuyla ne denli benzeştiğini düşünüyoruz. S 500 Four Seasons Bosphorus’un ana kapısından giriş yaptığında tüm günü geçmişten bugüne, İstanbul’dan dünyaya bir serüvene dönüştüren Tina Christa Sezer için tanımlayacak bir söz bulamıyoruz. O, sıcak ve içten gülümsemesiyle bize veda ederken, aradığımız tanım Fatih Çelik’ten geliyor: “Zarafet’in kendisi.” Tıpkı Mercedes-Maybach S 500 gibi diye düşünüyoruz biz de…

_HMA4764

MB Magazin yaz sayısı


modeller
  • SON EKLENENLER