Kuzey Ege’de yazlıkçı sitelerinden arta kalan el değmemiş tek yer Kazdağları ve kıyısı Assos sahili. Edremit Körfezi’ne kuzeyden bakan tepelerde ormanlar içindeki yarım düzine güzel köy, son on yılda hayli popüler oldu. Dağın hemen dibindeki Küçükkuyu’dan Assos’a kadar giden sahil ise mücavir alan olması nedeniyle ancak kısmi yapılaşmaya izin veriyor. Dolayısıyla sadece küçük çaplı otel ve plaj tesisleri mevcut. Assos Limanı, tarihi yapısına rağmen fazla turistik. Restoranlar kalitesiz ve gereksiz pahalı. Ancak yukarı Behramkale köyü güzelliğini ve gizemini koruyor. Assos’un batı tarafında ise kalabalıkların akınına uğramamış, ulaşımı nispeten güç, bakir kıyılar hala var. Özetle dağ, orman, deniz ve tarihin en güzel bir arada olduğu bölge. Madencilerden önce siz keşfedin.

GİDİLMESİ GEREKEN KÖYLER

– YEŞİLYURT (ÇETMİ) KÖYÜ
Kazdağları’ndaki köyler arasındaki ilk keşfedilmiş olan. Altınoluk’tan Çanakkale yönüne giderken Assos sapağını 1 km geçtikten sonra sağa yukarıya çıkıyorsunuz. Beş on dakika bile sürmeyen bir araba yolculuğundan sonra oradasınız. Ege’nin hiç bozulmadan yaşayan en güzel köylerinden. Dağa yaslanmış, harikulade bir çam ormanı içinde sessiz sakin nefis bir kaçış noktası. Sağda solda zevk sahibi şehirlilerin restore ettiği taştan onlarca ev mevcut. Deniz manzaralı çok güzel bir meydanı var.

Eski adı Çetmi. Rum geçmişi unutulsun diye (herhalde)Yeşilyurt gibi kişiliksiz bir isim verildi. (Türkiye’de adı Yeşilyurt olan yerleşim sayısı: 80) 20. yüzyıl başında tamamı Rum olan 480 kişilik nüfusu varmış. O zamanki adı Büyük Çepni. Sonra Çetmi Kebir olmuş. Kendi halinde güzel bir köy iken bir kaç doğa ve köy sever girişimci köye yerleşip küçük birer otel açıyor. Onların bu girişimiyle Kazdağları modası çıkıyor. 2000’li yıllarda çok ciddi bir akın oluyor ki bu akına en büyük katkıyı da yazar Haşmet Babaoğlu vermiştir köşe yazılarıyla.
Geçen yaz Karadağlar dizisinin platosu oldu. Bir başka türlü akın da bu sayede oldu.

Yemek yenecek yerler
– Köy kahvesi: Memleketin en güzel manzaralı köy kahvesi burada. Çınar ve çam ağaçları altında bildiğiniz ahşap kahve masa ve sandalyeler. Bazen bir köşede bir teyze gözleme açıp pişiriyor. Dışarıdan poğaça börek de getirmek mümkün. Sabahtan akşama kadar vakit geçirilebilir.
– Nurşen Abla’nın Yeri: Meydandan biraz yukarıda çok sevimli bir “çardak altı” gözleme evi. Ayrıca çok güzel limonatası da var.
– Han: Meydanın hemen kıyısında zeytinyağlılar ve yöresel yemekler çıkaran son derece cana yakın bir lokanta. Gidip bir iki ahbap edinmek, üç beş dedikodu dinlemek için de ideal.
– Kekik: Meydana gelmeden önce sağda, daha çok Alaçatı stilinde harikulade bir kafe restoran bar. Vejeteryan salatalar da var güzel bonfileler de. Çok zengin bir kahvaltı da çıkarıyorlar.

Alışveriş
– Anemon: Meydanda, caminin iki yanı. Görmemek mümkün değil. Delikızın yeri gibi. Yanınızda kocanız, nişanlınız, erkek arkadaşınız olmadan gidin ki keyfi çıksın. Benim bu şansım yazık ki yoktu, rahatlıkla bir servet harcardım aksi taktirde.

Konaklama yerleri
Stalu – Ormandaki kır köşkü
Köyün yukarı tarafında, birkaç dönümlük hayli geniş bir bahçe içinde üç katlı taş kaplı güzel bir bina. Ormanın hemen dibi. Deniz manzarasına da hakim. İnşaat sırasında tek bir ağaç kesilmemiş. Köy otelinden ziyade bir “kır köşkü”. Çok şık bir restoranı var. Antakya yemekleri çıkarıyorlar. Spa imkanı da var. Yaz kış açık.

Öngen – Kartal yuvasından eşsiz manzara
Yeşilyurt’un en görkemli oteli. Sahibi sürdürülebilir gelişmeyi savunan sıkı çevreci bir avukat. Dört dörtlük bir konfor sunuyor. Isırganlı börek, oğlak etli enginar, zilif kavurma gibi yerel lezzetler çıkarıyorlar. Mevsiminde giderseniz hemen altındaki vadide bülbüller sabaha kadar ötüyor. 5 km ötede özel plajı da var. www.gezginsincap.com/ongen-country

Erguvanlı Ev – Sonsuz huzur vadisi:
Köyün dış sınırında asırlık çamlarla kaplı bir vadinin yamacında. Manzara nefes kesici. Bahçe küçük bir cennetçik. İnsanı dinlendiren, ışıklı huzurlu bir yer. Kahvaltı teraslarda servis ediliyor. www.gezginsincap.com/erguvanli-ev

Kısık Konağı – Gurme Lezzetler
Köy içinde şık bir otel. Otelin çarpıcı olan tarafı restoranı. Allah’ın dağında, asla ve kat’a ummayacağınız şıklıkta, en küçük bir köy efekti barındırmayan jilet gibi bir restoran. Malzeme yerel, mönü deneysel. www.kisikkonagi.com

Manici Kasrı – Çarpıcı
Cesur ve keyifli fikirlerle donatılmış bir ahir zaman kasrı. www.manicikasri.com

KÜÇÜK ÇETMİ

Yeşilyurt’un (Büyük Çetmi) karşı tepesinde. Aralarında bir vadi var. Fakat yol yok. Yeşilyurt’tan sahile inip Küçükkuyu içinden tekrar yukarı çıkmak gerekiyor. Yeşilyurt’a göre daha küçük bir köy. Girişte çok egzantrik bir ev var. Hemen arkasında köy kahvesi ve otopark. Aracınızı orada bırakıp yarım saatlik bir yürüyüşle bütün köyü dolaşabilirsiniz. Eskiden kalıncak yer vardı ama şimdi yok. Bunun dışında bir atraksiyon yok ama güzel bir köy.

ADATEPE KÖYÜ
Mimari dokusunu hiç kaybetmeden günümüze gelmiş çok güzel bir köy. Mübadele öncesi Rumlar ve Türklerin bir arada yaşadığı 400 haneli büyücek bir köy imiş. Büyüklüğü konusunda tepedeki Taşmektep iyi bir fikir verebilir. Cumhuriyet döneminde nedendir bilinmez bu şahane köy terk edilmiş. Tamamen ölmediyse de 10-15 haneye kadar düşmüş. 90’larda sürpriz bir gelişme oluyor ve bir grup şehirli buradan ev alıyor. Çok güzel restorasyonlar yapıyorlar. Tepedeki en güzel ev küçük bir otel olarak (Hünnap Han) işletmeye açılıyor. Yine başka bir tepedeki Taş Mektep, Ada Zeytinyağlarının sahibi Mahmut Boynudelik’in girişimiyle restore ediliyor ve yaz okulu olarak yeniden faaliyet gösteriyor. Temmuz Ağustos aylarında çeşitli branşlarda atölye çalışmaları ve seminerler yapılıyor. Program için www.tasmektep.com

Yeme içme, alışveriş
Çınaraltı Köy Kahvesi: Köye girer girmez sizi karşılıyor zaten. Dev bir çınar ağacının altında. Mehmet amca çok güzel Türk kahvesi yapıyor. Etraftaki teyzelerden gözleme ısmarlamak mümkün.
Dükkan: Hemen meydanın kıyısında, çay bahçesinin karşısında tamamı zeytin ağacından çok güzel dekoratif eşyalar satan bir dükkan.

Konaklama
Adatepe Pansiyonları – Nefis bir inziva yeri:
Adatepe Köyü’nün meydanında, etkileyici bir bahçe içinde iki bina; biri yüz diğeri yetmiş yıllık. Odalar aydınlık, sade, kullanışlı. Arka bahçe tam bir inziva yeri. Bitmek bilmeyen romanlar, tezler, doktoralar için ideal bir bitirme noktası. www.gezginsincap.com/adatepe-pansiyonlari

Hünnap Han – Eski zaman hanı
Özenle restore edilmiş iki eski Anadolu konağı ile sonradan eklenen eski okul binasından oluşuyor. Konak, arabacı girişiyle, taşlık avlusuyla, revaklı hayatıyla gerçek bir han.

ÇAMLIBEL KÖYÜ
Kazdağlarında bir başka dağ köyü. Zeus altarına giden yol üzerinde. Köy bildiğiniz köy. Sit alanı değil. Şehirlilerin akınına uğramış bir yer de değil. O nedenle böyle icili bicili “kafe”ler, hediyelik eşyacılar yok. Ama köyün içinden yukarılara doğru çıktınız mı heyecan verici bir doğa ve efsaneler bekliyor sizi.

Yeme içme
Saklıbahçe: Köyün biraz yukarısında, sol tarafta. Mekan inanılmaz güzel. Suların içinde çınar ağaçları ve ağaçlar arasına masalar, tahtlar. Kışlık mekanlarında şömine de var. Izgara çeşitleri, gözleme ve zeytinyağlılar çıkarıyorlar.

Konaklama alışveriş
Zeytinbağı Otel – Memleketin en cesur yemekleri
Tuncel Kurtiz’in yeri olarak ünlenmiş harikulade bir otel. Kurtiz daha çok misafir ilişkilerini yönetiyor, esas yük kayınbiraderi Erhan ve Nejla Şeker’in üzerinde. Sıra dışı bir mutfakları var. Tümüyle Erhan’ın yaratıcılığından çıkma, çilek soslu hindiba, tahin soslu patlıcan, bamyabayıldı, acı-tatlı soslu eşek helvası, lor köftesi gibi başka hiç bir yerde yiyemeyeceğiniz muhteşem yemekler… Kendi peynirlerini kendi keçilerinden yapıyorlar. İsteyen gruplara yemek kursu da veriyorlar. Kahvaltı deli işi. Dükkanlarında ev yapımı sabunlar, ipek şalvarlar, şekersiz envai çeşit reçel satıyorlar. www.gezginsincap.com/zeytinbagi

ZEUS ALTARI
Çamlıbel’den yürüme 40 dakika mesafede. Müthiş bir körfez manzarasına hakim. Sunaktan pek bir şey kalmamış. Çok tanrılı dinler zamanından günümüze gelen bu adak yerinde eskiden savaş, deniz seferi, düğün gibi işlere girişmeden Zeus’a hayvan kurban edilir, yiyecek sunulurmuş. Hemen yanındaki düzlükte her 15 ağustos’ta dokuz köyden gelen Türkmenler çadır kuruyor, kuzu kesiyor, yemekler pişirip bir çeşit kutlama veya anma yapıyor. Düzlüğün şimdiki adı Sarıkız’ın Kaz Avlusu.

Kimdir bu Kaz Çobanı Sarıkız?
Bir zamanlar Kaz Dağı’nin bir köyünde sarı saçlı bir kız yaşarmış. Kıskanılacak kadar güzelmiş. Sonra kıza uğursuz diye iftira atmışlar. Babası kızının namusunu korumak için getirmiş dağa bırakmış. Bir gün kızın karşısına bir kaz çıkmış. Kaz bir kaç yumurta bırakmış. Sarıkız, yumurtalardan çıkan kazlara çobanlık etmeye başlamış. Günün birinde Sarıkız fırtınaya yakalanan iki yolcuyu kurtarmış. Yolcular herkese kaz çobanı kızdan söz etmiş. Haber yaşlı ana babasının da kulağına gitmiş. Yaşlı çift dağa vardıklarında kızlarını nur içinde görmüşler. Susayan ana babasına avucuyla su içirmiş. Suyu nereden bulduğunu sorunca “elimi uzatıp denizden aldım” demiş. Baba kızının ermiş olduğunu anlamış ve pişmanlıktan oracıkta ölmüş. Sarıkız babasına yüksek bir yerde mezar yapar. Kendisi de Zeus Altarı’nın olduğu düzlüğe yerleşir. Çaresiz insanlara yol gösterir, umut verir.

Tahtakuşlar Köyü Özel Etnoğrafya Müzesi
Türkiye’nin ilk özel köy etnoğrafya müzesi. Uluslararası bir üne sahip. Kurucusu Alibey Kudar. Türkmen yaşamının her detayı sergileniyor. Kudar ailesi merak ettiğiniz her şeyi büyük bir keyifle anlatıyor. Yöre hakkında kitap ve haritaları da buradan temin edebilirsiniz.

Mutlu Tönbekici


yaşam

    3 Yorum

  1. Ayşe Tutaş:

    Çok süper anlatmışsınız elinize sağlık.Gitmiş kadar huzur buldum okurken.Tatil programımda ilk işim Çetmi Köyüne gitmek olacak.Çok teşekkürler.

  2. Ergun Api:

    tesadüfen aradığım yeri burada çok güzel özetlemişsiniz.emeği geçenlere teşekkür ederim.en kısa zamanda gidip görmek istiyorum.

  3. Haluk Yurtkuran:

    Mutlu Hanım,
    Herşey ve heryer çok güzel anlatılmış ancak,ziyaretçiler oraya kadar gitmişken Adatepe Zeytinyağı Müzesini görmeden dönmeseler bari…

    Selam ve Sevgiler
    Haluk

  • SON EKLENENLER