Tam bin mil – 1

yaşam 27 May 2012
1 YORUM
0 BEĞENİ

Geçmiş yıllardan bu yana, Mercedes-Benz klasik otomobillerin süperstarları, İtalya’nın efsanevi Mille Miglia kıyılarındaki Brescia’da buluşuyor. Bu yıl, Stuttgart merkezli yarış takımı bir kez daha bu destansı yolculuğu tamamlamak için yola çıkıyor.

Klasik güzellikler Roma’da ses getiriyor
Güneş “Castel Sant’Angelo Dağları”nın ardında romantik bir şekilde batarken otomobiller kan kırmızı, turkuaz mavisi, dağ yeşili, köpük beyazı ve klasik siyah renklerle önümüzden geçiyor. Roma’da yapılan Mille Miglia 2012 yarışlarının ortasındayız!

Dünyanın en güzel yarışı
“Bin mil” anlamına gelen yarışın temeli 85 yıl önce 1927 yılında yapılan bir açık yol yarışına gidiyor. Brescia’dan Roma’ya kadar süren yarış 1957 yılında çok tehlikeli olduğuna karar verilene dek devam etti. Günümüzde Mille Miglia, orijinal yarış yıllarında yarışmış otomobillerle yapılan üç günlük bir yarış, haklı olarak da “dünyanın en güzel yarışı” olmakla övünüyor. Brescia’daki başlama çizgisine bakarak biz de bu fikre tamamen katılıyoruz. Bu şehir, “Prealpi Bresciane e Gardesane Sıradağları”nın eteklerine kurulmuş ve dünyanın en saygıdeğer motor sporları başkenti olarak görülüyor bu yüzden de bu tarihi yarışın başlangıcı ve bitişine ev sahipliği ediyor. Start öncesi akşam yemeğinde, Mercedes-Benz Classic Basın ve Halkla İlişkiler Yöneticisi Malte Dringenberg, şöyle yorumluyor: “Mille Miglia, dayanıklılık sporlarının ve ince ince işlenen makinelerin oluşturduğu bir kültürel tarihinin yanı sıra bireysel olarak da gururlandığım bir organizasyon.”

İnsanların bir katkısı yoksa Mille Miglia’yı bu kadar güzel kılan nedir?
Hem İtalyan hem de yabancı takımlarının hepsinin vardığı ortak sonuç, Mille Miglia organizasyonunu canlı tutan İtalya’ya en içten teşekkürlerini sunmaları… Neden? Çünkü orada yaşanan anları tarif etmeye kelimeler yetmiyor, bunun yarışın teknik detaylarından ziyade insanların ruhuyla ilgisi var.

Brescia’dan tam gaz Roma’ya
Klasik güzelleri Mille Miglia yollarında salındıktan sonra saat 18.30’da yola çıkıp yarışın ilk durakları Verona ve Ferrara’ya hızlıca vardılar. Gölün dinginliği üzerinde motor ve egzoz seslerinin müziği dalgalanırken, klasikler arnavut kaldırımlarının üzerinden rüzgar gibi geçiyor. Kalabalık neşesinden hiçbir şey kaybetmiyor, çocuklar korkulukların üzerinden eğilerek en sevdikleri sürücülerin isimlerini haykırıyor, onlar da geriye dönüp el sallıyor.

Tarihin içinden hayal gibi bir yarış
Bir sonraki gün araçlar San Marino’da 700 metre tırmanarak dar sokaklardan geçip Palazzo Pubblico’nun karşısında buluyorlar kendilerini. Cafe Piadinera gözlerini sıralanmış araçlardan alamayarak: “Tarihin içinden kopup gelmiş bu araçları yolda görmek” diyor ve ekliyor “Güzel bir şey.” Aklının yarışta olmasını mazeret kabul ederek, ifadesinin biraz hafif kaldığını düşünüyoruz.

Otomobiller daha sonra Roma’ya doğru Sansepolcro’dan aşağı süzülüyor. Martı kanat 300 SL araçlardan birini kullanan Paolo, bu anı “Bu aracı İtalya yollarında kullanmak unutulmaz bir deneyimdi.” diyerek tarif ediyor. “Benzer düşünceler içinde SLR Club’dan Frank Lamparter bu fırsatı bulacak olanlara “Roma’yı bir de SLR içinden görün” diyor. Castel Sant’Angelo’nun farlarını önünde yarış sunucusu bir sürücüyü “gazı biraz daha kökle!” diyerek cesaretlendirirken ardından kopan uğultunun içinden “La muuuuusica!” diye bağırıyor. Ayrıca Mick Walsh (Classic & Sports Car Dergisi baş editörü ve efsanevi Formula 1 yarışçısı Jochen Mass’ın co-pilotu) Brescia’da gençlerin kameraya saldırmasından doğan bazı endişelerini dile getirirken Roma’daki bu noktada 300 SLR (W 196S) aracının içinden geçen Mass’in gülüşünü görmek söylenmesi gerekeni ortaya koyuyor. Bunun üzerine: “Bu araçları Roma’nın merkezine getirmek ne çılgın bir fikir. Adeta bir hayal gibi!” diyor.

Mercedes-Benz sürüş tecrübesinin en şık kalıntıları
Hataya düşmeyin: Mille Miglia Malibu kanyonlarında bir Pazar günü yapılan keyifli bir yolculuk değil. Bu zorlu yarış, sürücüleri, teknik ekibi, basın, yönetim ve organizasyonda bulunan herkesi uykusuz gecelerle başbaşa bırakıyor.Yine de dünyanın dört bir yanından gelen sürücüler bu zorlu yarışta yer almak için can atarak tıpkı otomobilleri gibi zarif görünüyorlar. İpek eşarplar, deri başlıklar, yarışta yanlara göz atmalar, ekoseli gömlekler, ceket yakalarında çiçekler, ekoseli kol dikişleri, köstekli saatler, sürücü eldivenleri ile zamanın ötesinden çıkıp gelmiş gibi görünüyorlar.

Mille Miglia yarışlarının devamı için mblog! sayfamızı takip edin!


yaşam

    1 Yorum

  • SON EKLENENLER