Sol şeritte güzel bir sohbet
AMG’nin yeni spor otomobili ile dünya şampiyonu Lewis Hamilton’dan başka kim test sürüşü yapabilirdi ki? Hamilton metalik bir heykeli andıran otomobilin çevresinde ağır adımlarla dönüyor, keskin hatların üzerinde parmağını gezdiriyor, kapısını açıyor ve kapanması için tekrar bırakıyor, bagajının ebadını kontrol ediyor. Telefonu ile birkaç fotoğrafını çekip Twitter hesabında takipçileriyle paylaşıyor ve altında “Hakikaten çok iyi bir otomobil. Tam anlamıyla genç ve zinde” diye yazıyor.

Lewis Hamilton, otomobillere ve motorlara tutkuyla bağlı bir sporcu. Hayatının tamamını hıza, saniyenin binde birine, ideal yarış çizgisine ve beden-zihin-makinenin mükemmel uyumuna adamış biri. Dolayısıyla öğle yemeği molasında benzin buharı ve vites kutusu inceliklerinden kısa süreliğini de olsa ayrılmak isteyeceğini düşünmek biraz iyimser bir tahmin oluyor. Gerçekten de genç sürücü gözlerini ilk kez gördüğü yeni Mercedes-Benz A 45 AMG’den ayıramıyor, hatta gözlerinden ani bir pırıltı da geçiyor.

Kaybedecek zaman yok
2008 Formula 1 Dünya Şampiyonu Hamilton, bu yıl Mercedes AMG Petronas takımıyla ilk sezonuna başladı. İngiliz pilot, Silver Arrows’u zaferler ve başarılarla dolu yeni bir döneme taşımak için bütün gücünü ve enerjisini kullanmaya hazır. Ancak Mercedes-Benz A 45 AMG ile efsanevi Silverstone pistinde birkaç tur atma şansını da reddedecek gibi görünmüyor. Ne de olsa burada yeni bir dönemin, yani, Mercedes-AMG tarafından yüksek performans segmenti için geliştirilen A 45 AMG kompakt modelin doğuşu söz konusu. Performans verilerine göz atıldığında, dengeleyici unsurların çok iyi çözüldüğü görülüyor.

Otomobilin gücüyle ilgili umut verici istatistikler Hamilton’ı da memnun ediyor, ancak sabırsız da: “Bu kadar laf yete, haydi sürelim” diyor ve sürücü koltuğuna yerleşiyor, kontağı çeviriyor, 2.0 litre turbo beslemeli AMG motorunun gürüldeyen sesi karşısında başını yana çeviriyor.

Isınma sesi tamam, artık gerçek aksiyon başlayabilir. 60 sn. kadar süren o ilk tur sırasında ne olduğu bizim için bir muamma… Zaten bu hızın ve gürültünün içinde düşünebilmek için bir astronot veya roller coaster test sürücüsü olmak gerek! Bulanık yeşil renge dönüşen manzaranın içinden hızla geçiyoruz. Bu müthiş merkezkaç kuvvetine ve sürücünün yüzündeki adeta vahşi gülümsemeye alışmak için, en az birkaç viraj dönmeniz gerek. “E, şey Lewis… Bir tur daha atsak ne iyi olur, değil mi?” diye soruyor Mercedes-Benz magazin editörü ve ekliyor “Bir de gürültüden sesinizin duyulmadığı sırada ne demiştiniz?”. Gülerek “Çok eğlenceli” diyor ve yeni bir otomobili ilk kullandığında nelere dikkat ettiğini anlatmaya başlıyor: “Rakamlara ve teknik verilere fazla dikkat etmem. Otomobilin o doğal dengeye sahip olup olmadığını hissetmek isterim. Bir makine, en zor işleri bile parkta yürür gibi yaptığında müthiş etkileyicidir.” Sanki bu daha çok Hamilton’un kendisiyle ilgili bir gözlem gibi!

Hamilton genellikle kokpitte tek başınaysa da A 45 AMG test sürüşü gibi mükemmel bir fırsat bulduğunda kendisini havalı bir yüksek hız sürücüsü olarak göstermekten geri kalmıyor. Pistin ünlü virajları olan Maggotts, Copse ve Stowe geçilirkenotomobili yarış çizgisinde tutmak için bileğini hafifçe oynatıyor ve “Silverstone benim oturma odam” diyor. “Bu otomobili daha da gösterişli kullanabilirsin, çünkü benim F1 yarış otomobilimden çok daha iyi tutunuyor” diyor. Bir yandan sohbete devam ederken, arada bir elini direksiyondan çekip anlatmak istediğini jestlerle vurguluyor. Ko-pilot’una göz kırparken, keskin bir viraja 190 km/s hızla girdiğinizi fark etmiyorsunuz.

“Çok güzel bir ses”
Hamilton’un ilk kararı “Tabii bu bir Formula 1 otomobili değil ama Silverstone’da son derece rahat görünüyor” diyor. AMG markası yarış ortamında doğduğu için bu rahatlık sürpriz sayılmaz. A 45 AMG’nin F1 pit alanında durduğunda, sürücüsünün bir otopark yerine yanlışlıkla oraya geldiği izlenimini vermemesinin nedenlerinden biri, 2013’te de varlığını sürdüren bu yarışçı geleneği olabilir. AMG Marka ve Pazarlama Başkanı Mario Spitzner “A 45 safkan bir AMG ve bunu teknolojisi ile de kanıtlıyor” diyor., örneğin SLS için geliştirilen özgün parçalar içeriyor.
Evinin garajında çeşitli AMG otomobilleri olan Hamilton bu değerleri düzgün, kısa ve öz bir şekilde toparlıyor: “Zarafet, agresiflik, dinamizm, sportiflik. Daha da önemlisi güzel bir ses!” Formula 1 yıldızı adete AMG sözcüsü gibi konuşuyor ama Hamilton’un yıldız hayranı olduğunu biliyoruz.

A 45 AMG test sürüşü için Lewis Hamilton’ın tercih edilmesi, sadece onun sürüş yetenekleriyle ilgili değil. Çünkü ünlü pilot kişisel koleksiyonundaki tüm otomobillerin iç tasarımları ile de bizzat ilgileniyor. “Dayanamadığım bir şey varsa o da ışıltılı metal etkisi ve abartılı tasarım” diyor. Rahatlıkla diyebiliriz ki A 45 AMG onun zevklerine hitap ediyor. Karbon elyafı görünümüyle kontrol paneli göz alırken kırmızı trim, koyu yüzeyin altında için için yanan közü çağrıştırıyor.

Her AMG motor bloku üzerinde bulunan ve onu monte eden teknisyenin isminin yer aldığı plaka Hamilton’u özellikle etkiledi. Hamilton, Affalterbach’da bulunan AMG merkezini bir ziyaretinde, mümkünse yıl sonundan önce bir motoru monte etmek ve plakaya ismini yazmak arzusunu dile getiriyor. Şimdi ise bir saatlik testi tamamladan önce son bir tur daha atmak istiyor. Hafif şeytani bir ifadeyle “Bu kez biraz hız yapalım” diyor. Mario Spitzner, “RACE START” fonksiyonunun nasıl çalıştığını anlatıyor: İki düğmeye basın, yedi ileri oranlı spor şanzımanı kontrol eden AMG Speedshift vites kolunu çekin ve bir ok gibi giderken lastiklerden çıkan seslerin keyfine varın!

Pit alanından roket gibi fırlayan Hamilton, gazdan ayağını çekmeden ilk viraj kombinasyonunu geçiyor. A 45 AMG bir bukalemun gibi: Birkaç düğmeye bas, frenleri ve şanzıman tepkilerini istediğin şekilde ayarla ve seyir konumundan Silverstone ruh haline aniden geç! Tabii bu da Hamilton’ın çok hoşuna gidiyor. Önümüzde bir viraj belirdiğinde ESP sistemini devre dışı bırakırken, “Sıkı tutun, şimdi biraz eğleneceğiz” diyor. Merkezkaç kuvveti çok büyük olmasına karşın otomobil çizgisini koruyor. “Aslında virajın içinde otomobili kaydırmak istemiştim” diyor, ancak 4 MATIC dört çeker sisteminin ürettiği muazzam tutunma buna engel oluyor. Hamilton bir an için memnun mu, etkilenmiş mi, yoksa biraz hayal kırıklığına mı uğramış olduğuna karar veremiyor.

Bir saat geçiyor ve Hamilton bir parça isteksiz de olsa otomobilden çıkıyor, öğleden sonra başka bir pit-stop çalışması yapılacak. Son bir soru soruyor şampiyon: “Bunu hemen şimdi satın alabilir miyim? Haftaya kardeşimin doğum günü ve bu müthiş bir hediye olur” Ancak AMG ekibi ona duymak istemeyeceği bir yanıt veriyor: Otomobilin halen çok yoğun bir takvimi var ve bir süre daha kullanılacak. Tabii bu bir anlamda güven verici bir durum çünkü bir dünya şampiyonu bile her istediği otomobile anında sahip olamıyor!


yaşam

    8 Yorum

  • SON EKLENENLER