Johannes Förster und Julian Robinet’in Güney Afrika safarisine Mercedes-Benz 500 SE eşlik ediyor.

Vahşi hayatın çağrısı
Cape Town’daki şehir gezisinden sonra doğanın çağrısına fazla direnemiyorlar. Başkent büyük bir metropol olmasına rağmen doğal şartlar konusunda da oldukça zorluydu. İlk durak özel mülk olarak kullanılan bir doğal park. Burada ziyaretçiler hayvanları doğal hallerinde izleyebiliyor. Cape Town’dan 200 km kadar uzak Aquila oyun parkı, bölgedeki beş büyüklerden biri ve fillere, gergedanlara, aslanlara, bufalolara, leoparlara ev sahipliği yapıyor. Big Five ismi, hayvanların boyutundan çok onların avlanma sıklığından ortaya çıkan bir terim. Fakat gezginlerimiz açısından bu av sadece kamera kayıtlarıyla sınırlı kalıyor.
02_SafariSuedafrika_1230x454 (1)

Karoo Doğal Parkı’nın göz kamaştırıcı güzelliği
Förster ve Robinet, çadırda geçirdikleri gecenin ardından bir kahve ile güne erkenden başlıyor. Hayatlarında ilk kez bir gergedan ile o an karşılaşıyorlar. Tam da güneşin ilk ışıklarıyla ısınmış bir halde olan doğal parkın tüm güzelliği zirveye ulaştığı anda.
03_SafariSuedafrika_1230x454

Rehberleri onları 7.500 hektarlık bölüme götürdüğünde parktaki hipopotam yavrularından da bahsetmeye devam ediyor. Parkta bulanan göletler farklı hayvanlara ev sahipliği yaptığı için gezginlere muhteşem fotoğraflar çekmelerine yardımcı oluyor.
04_SafariSüdafrika_700x638

Güney Afrika misafirperverliği kendini gösteriyor
Yakaladıkları bu görüntülerle derinden etkilenmiş olan gezginlerimiz yönlerini güneye, federal yola çeviriyor. Bu yolda duraklamalarını sağlayan tek şey Steer hamburger zinciri oluyor. Burada Güney Afrika’ya özel, buharda kurutulmuş biftekler servis ediliyor. 50 km ileride Cape’in en eski köylerinden birinde, Drakenstein Dağları’nın yamacında sebze-meyve, müthiş yemekler ve ev yapımı kırmızı şarapla karşılanıyorlar.
01_SafariSuedafrika_1230x940

Hout Körfezi’ndeki su altı safarisi
Dinlenme ve yemekle geçen birkaç saatin sonunda tekrar doğaya yöneliyorlar. İnanılmaz manzaralar eşliğinde Batı Cape’in en güzel koyuna vararak ve Duiker Adası’ndaki dalışa hazırlanmaya başlıyorlar. Buz gibi Atlantik suyuna hazırlık için, dalıştan önce herkese özel ekipmanlar dağıtılıyor. Soğuk havanın en büyük avantajı, soğukluğu sebebiyle fok avlayan köpek balıklarının bulundukları koydan çıkmaması ve dalış yapılan yere gelmemeleri oluyor. Tur rehberine göre bu koyda son köpek balığı 20 yıl önce görülmüş.

Johannes Förster und Julian Robinet’in Mercedes-Benz 500 SE ile Güney Afrika vahşi doğasına yaptıkları gezi uzun sürmemesine rağmen, doğanın ne kadar benzersiz olduğunu anlamalarına ve Mercedes-Benz’in keyfini doyasıya çıkarmalarını sağlıyor.


modelleryaşam
  • SON EKLENENLER