Milli sporcu ve serbest dalış rekortmeni Derya Can İstanbul Boğazı’nda gerçekleştireceği bir dalış antremanında Mercedes-Benz GLA 200 ile birlikteydi.

Disiplin birçok konuda başarının anahtarı olarak kabul edilir. Özellikle sporcular için her şeyden önce geldiğini söylemek yanlış olmaz. Derin mavilikler altında, tüm tehlikelere meydan okuyarak yapılan dalış gibi sporlarda, yaşamla aranızdaki bağı sağlayacak en önemli şey disiplinli çalışmadır. Türkiye ve dünyada kırdığı pek çok rekorla adından sıkça söz ettiren Derya Can için ise disiplin, sporcu kimliğinin yanı sıra dünya dalış rekortmeni, öğretmen, anne ve bir eş olarak hayatın birçok farklı alanındaki sorumlulukları başarıyla yürütebilmenin temelini oluşturuyor. 1979 yılında Çanakkale’de doğan Derya Can, Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi’nde Beden Eğitimi Öğretmenliği eğitimi aldı. 2009 yılından beri öğretmenlik yapan Can’ın sporla ilişkisi ise ilkokul yıllarına dayanıyor. İlk önce atletizm alanına yönelen Can, lise yıllarıyla birlikte tekvandoya ilgi duydu. Bu branşta milli takıma giren Derya Can’ın hayatını değiştiren tarih ise 2002 yılı oldu. 2002 yılında serbest dalış sporuyla tanışan Derya Can, o günden beri bu alanda başarılara imza atıyor.

_HMA2374

İstanbul’da bir dalış günü
Derya Can, 2013 yılında “Paletsiz ip Destekli Sabit Ağırlık Dünya Rekoru 71 Metre”, “Paletsiz Değişken Ağırlık Dünya Rekoru 71 Metre” ve 2014 yılında “Paletsiz Değişken Ağırlık Dünya Rekoru 90 Metre” rekorlarına imza attı. Serbest dalış konusunda Türkiye’deki birkaç isimden biri olan Can, rakipleriyle de sportmence bir rekabet içerisinde. Bu nedenle çalışmalarına aralıksız devam ediyor. İzmir’de yaşayan Can, deniz olan tüm kentlere ilgi duyduğunu ama İstanbul’un yerinin her zaman ayrı olduğunu saklamıyor. Zaten işleriyle ilgili sık sık İstanbul’a gelmesinden aldığı keyfi hemen fark ediliyor. Derya Can’ın İstanbul’da geçirdiği dalış odaklı bu bir gününde Mercedes-Benz GLA 200 ile Karaköy’den Yenikapı’ya, şehrin farklı dokuları arasında bir maceraya çıkıyor.

Güç ve doğallık
Sabahın erken saatlerinde İstanbul’a gelen Derya Can Mercedes-Benz GLA 200’ün direksiyonuna geçiyor. İlk durak Yeniköy oluyor. Derya Can İstanbul’a her gelişinde gitmekten keyif aldığı Boğaz semtlerinden biri olan Yeniköy’de bir toplantıya katılıyor. Toplantısını tamamlayan Can, Mercedes-Benz GLA 200 ile Karaköy’e doğru yola çıkıyor. Böylece dalış öncesi metabolizmasını hazırlamak için de zaman kazanıyor.

_HMA2321

Detay
Yeniköy’den Karaköy’e uzanan sahil yolu boyunca, Boğaz’ın tüm güzelliği eşliğinde Mercedes-Benz GLA 200 ile adeta süzülerek yol alan Derya Can, Karaköy’e vardığında gün içerisinde gerçekleştireceği dalış için eksik olan malzemelerini alıyor. Elindeki paketlerle Mercedes-Benz GLA 200’e geri dönüyor. Şimdiki durak Kuruçeşme.

Azim
Mercedes-Benz GLA 200 Derya Can kontrolüyle tekrar yollara düşüyor. Birazdan Boğaz’ın akıntılı derinliklerine dalacak olan Derya Can ise oldukça soğukkanlı. 1,5 yaşında Çanakkale’de iskeleden atlaması ve su üzerinde kaldığını gören babasının müdahale etmemesi sonucu bir daha denizden çıkmamış. Ancak asıl hayrete düşüren nokta başlarda su altından korktuğunu öğrenmek oluyor. Kendisi “Sadece su altına bakmaktan korkuyordum. Fakat zamanla türlü dalışlar sayesinde bunu atlattım” sözleriyle düşüncesini belirtiyor. Yol boyunca deniz ve su altından bahsederken Mercedes-Benz GLA 200’ün Sunroof’u sayesinde masmavi gökyüzü üzerinden akıp geçiyor.

_HMA2601b

Sabır
Kuruçeşme’ye vardığında zaman kaybetmeden bekleyen tekneye biniliyor. Derya Can hemen dalış kıyafetini giymek ve hazırlanmak için içeriye geçiyor. Teknede yaptığı esneme ve hazırlık çalışmalarının ardından bütün profesyonelliğiyle suya giriyor. Havanın serinliğine aldırış etmeyen Can, sudan çıkmadan sohbetini, sürdürüyor. Havalimanına gitmeden önce profesyonel dalgıç ekiplerini ziyaret etmek için Yenikapı’ya da uğramak isteyen Can, Mercedes-Benz GLA 200’ün sürüş keyfini en iyi bu sırada çıkarıyor. Sertliği iyi ayarlanmış süspansiyon sistemi ve direksiyon hassasiyeti ile etkili bir sürüş sağlayan Mercedes-Benz GLA 200, 7 ileri çift kavramalı otomatik şanzımanı sayesinde akıcı vites geçişleriyle sürüş konforunu en üst seviyeye çıkarıyor. Zaten Derya Can’ın GLA 200’ü “En az mavilikler kadar derin bir tutku” sözleriyle tanımlaması her şeyi anlatıyor. Dalış, İstanbul ve GLA 200 ile geçirdiği günün ardından dört yaşındaki oğlu Poyraz’a kavuşmak ise istediği şey. Derya Can, muhteşem günbatımıyla vedalaşırken aklında yeni rekor denemeleriyle İstanbul’dan ayrılıyor.

_HMA2589
MB magazin


modelleryaşam
  • SON EKLENENLER