C-Serisi incelemesine ilk mblog! yazısının ardından, tasarım ve güvenlik özellikleriyle devam ediyoruz.

Heykeli andıran tasarım
Mercedes-Benz’in iç Tasarım Bölümü Şefi Hartmut Sinkwitz “duyusal berraklık” a işaret ediyor. Tasarım, otomotiv iç tasarımında ulaşılan son nokta olan yekpare metalik ve galvanizli yüzeylerde, incelikli dikişler ve kaliteli ahşap dokunuşları içeriyor. Yeni C-Serisi’nin içinde oturmak, ekonomi sınıfından birinci sınıfa yükselen bir uçak yolcusunun yaşadığı keyfi tatmaktır. Yeni modeli ilk defa keşfedenler, bu otomobilin aslında “orta sınıfa” dahil olduğunu hemen anlatamazlar. Tasarım şefi Sinkvitz bu durumu, “Bu atılım markamızı yeniden şekillendirdiğimiz sloganımızı `ya en iyisi ya hiç’ olarak belirlediğimiz zaman meydana geldi” sözleriyle açıklıyor.

c_serisi_3

Benzersiz yeniliklere yakından yapılan bir inceleme, tasarım konseptinin otomobilin kasasından bütününe tam bir tutarlılık içinde uygulandığını daha da net ortaya koyuyor. Otomobil boyut olarak büyümüş gibi görünse de ağırlığı azalmış. Teknik özelliklere şöyle bir göz atıldığında, otomobilin verdiği bu genel izlenimin doğru olduğu anlaşılıyor. Zekice uygulanmış tasarım konsepti ve imalatta çok sayıda alüminyum parça kullanılmış olması sayesinde mevcut model, önceki kuşaklara oranla 100 kilograma kadar daha hafif. Hafifliğin yakıt tüketimi üzerinde de etkisi oldu, yeni C-Serisi kendi segmentine göre çıtayı kıyas bile kabul etmeyecek kadar yükseltti.

Buna rağmen yeni model yaklaşık 10 santim daha uzun. Bu uzunluk yalnız diz mesafesinin artmasını sağlamakla kalmıyor, aerodinamik siluetini ve uzayan motor kapağını, otomobilin arkasına doğru dik bir biçimde alçalan kavisli tavan hattını ve kısaltılan kuyruk kısmını da iyileştiriyor. Üstelik kendine özgü yan hatlar fazladan momentum yaratıyormuş izlenimi veriyor. Görünüm son derece dinamik. C-Serisi durduğu yerde bile ele avuca sığmadığı izlenimi veriyor.

c_serisi_1

Bu otomobilin S-Serisi ile aralarındaki akrabalık yadsınamaz. Gerçekten de pek çok teknik yenilik ve yardım sistemi, Mercedes-Benz’in amiral gemilerinin dünya prömiyerinde sergilenişlerinin üzerinden henüz bir yıl geçmişken yeni C-Serisi’nde de yerlerini aldılar. Bu sistemler arasında, örneğin otomobilin önünde 50 metreye kadar bir alanın üç boyutlu görünümünü elde edip yan taraftan yaklaşan yayaları, bisikletçileri ve diğer otomobilleri tanıyan otomobil üzeri stereo kamera ünitesi mevcut. Bu kamera aynı zamanda çok yönlü görünürlük sağlayan pek çok başka sensörle birlikte çalışmakta. Aracın saymakla bitmeyecek opsiyonel donanım özellikleri arasında, geliştirilerek yenilenen “Sürüş Yardım Paketi PLUS” ve artık ayrı ayrı seçmenin mümkün olduğu “Distronic PLUS” ile “Aktif Park Yardımcısı” sayılabilir.

c_serisi_4

Teknoloji transferi S-Serisi’nden tanıdığımız Stop&Go Pilot sistemini de kapsıyor. Bu sistem dur-kalk ilerleyen trafiğin akışına otomatik olarak uyum sağlıyor ve böyle bir yolda en basit biçimde elleri kullanmadan ilerlemeye olanak tanıyor. Sistem konfor ve lükse katkıda bulunduğu gibi güvenliği de artırıyor. Yeni C-Serisi geleceği karşılarken, fazlasıyla donanımlı ve süspansiyon bakımından da geleceğe sıçrayan bir adım attı. Yeni modelde, daha kıvrak bir sürüş için direksiyon süspansiyonunun makaslardan tamamen bağımsız kılındığı yepyeni ve dört kollu bir ön şaft bulunuyor. Ayrıca bu segmentte Airmatic havalı süspansiyon sistemine sahip olmak da mümkün. Alüminyum hibrid kasayla birlikte bu sistem konforu ve daha ileri bir sürüş keyfini garantilediği gibi, iç tasarımdaki bütün sınıf atlatan yeniliklerle birlikte dikkatin aracı idare etmek dışındaki bir şeye kayması da engellenmiş oluyor.

Mercedes-Benz magazin


modeller
  • SON EKLENENLER